1. Haberler
  2. Gündem
  3. Dr. Öğr. Üyesi Hamaloğlu, “ 30 Ağustos ruhu daima yaşayacak”

Dr. Öğr. Üyesi Hamaloğlu, “ 30 Ağustos ruhu daima yaşayacak”

featured
dr-ogr-uyesi-hamaloglu-30-agustos-ruhu-daima-yasayacak.jpg
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

30 Ağustos Zaferi, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde yazdığı en büyük destanlardan biri olarak hafızalarda yerini koruyor. Ege Üniversitesi (EÜ) Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Yakınçağ Tarihi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Hamaloğlu, zaferin yalnızca askeri bir başarı olmadığını, milletin dirilişi olduğunu ve genç kuşaklara bırakılan bir miras olduğunu vurguladı.

30 Ağustos Zaferi’nin önemine değinen Dr. Öğr. Üyesi Hamaloğlu,  “Türk milleti için bağımsızlık sadece bir hak değil, varoluşun temel şartıdır. 30 Ağustos Zaferi, bu bağımsızlık yolunda yazılmış en büyük destanlardan biridir. Bundan 103 yıl önce, Anadolu’nun dört bir yanında yürekleri aynı sevdayla atan bir millet vardı: Türk milleti. 1919’dan beri işgallerle boğuşan, Anadolu’nun kalbine kadar ilerlemiş bir düşmanla karşı karşıya olan ama esareti reddeden bir millet. Anadolu işgal altındaydı, millet yorgun ve fakirdi. Tam bu noktada milletin bağrından bir lider çıkmalıydı. O lider Mustafa Kemal Atatürk oldu. Çünkü o, milletinin karakterini biliyor; esareti reddedeceğini görüyordu” dedi.

Sakarya’dan Büyük Taarruz’a: 30 Ağustos Zaferi

Atatürk’ün; yılgınlığı umuda, çaresizliği inanca dönüştürdüğünü belirten Dr. Öğr. Üyesi Hamaloğlu, “Atatürk, millete şu gerçeği haykırdı. ‘Bir milletin istiklaline sahip olması, hayatta olmasından daha iyidir’. Bu inanç ve güven, Sakarya’nın bozkırlarından İnönü’nün karla kaplı tepelerine, Afyon’un ovalarına kadar zaferin ilk işaretini yaktı. 30 Ağustos’a giden yol kolay değildi. Birinci ve İkinci İnönü Savaşları’nda verilen mücadele, Kütahya ve Eskişehir’de yaşanan yenilgiler ve özellikle Sakarya’da 22 gün 22 gece boyunca devam eden meydan muharebesi bunun en somut örnekleriydi. Topların ve ağır ateşin kullanıldığı bu cephe savaşında düşman, Kütahya-Eskişehir Savaşları’nı kazanarak Sakarya’ya ilerledi. Ancak Atatürk, ‘Düşmanı vatanın harim-i ismetinde boğacağız’ diyerek geri çekilme savaşı uyguladı ve düşmanı burada durdurdu. 22 gün 22 gece süren bu destansı savunmanın ardından Büyük Taarruz başladı. O gün sadece toprak değil, bir milletin onuru ve geleceği kurtarıldı. 30 Ağustos’un ruhu işte budur: Bir milletin yeniden dirilişi” ifadelerini kullandı.

Emperyalizme karşı ilham verici bir zafer”

Zaferin kolay kazanılmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Hamaloğlu, “30 Ağustos sabahı top sesleri Afyon’da yankılandı. Mustafa Kemal Paşa ordusuna tarihi emrini verdi: ‘Ordular ilk hedefiniz Akdeniz, ileri!’ Bu söz, sadece bir askeri hedef değil, milletin özgürlük yürüyüşünün simgesiydi. Verilen emir sonrası Türk ordusu, süvarilerinin hızıyla adeta yıldırım gibi ilerledi. Afyon, Uşak, Kütahya, Manisa derken çok kısa sürede İzmir’in kapılarına ulaşıldı. Nihayet 9 Eylül 1922 sabahı, Yüzbaşı Şerafettin Bey İzmir Hükümet Konağı’na al bayrağımızı çekerek bağımsızlığımızı tüm dünyaya ilan etti. 30 Ağustos Zaferi, sadece Türk milletinin değil, tüm mazlum milletlerin emperyalizme karşı mücadelesi için de ilham verici bir örnek oldu. Hindistan’dan Cezayir’e, Vietnam’dan Afrika’nın en ücra köylerine kadar Türk milletinin verdiği mücadeleyi görenler, kendi bağımsızlık mücadelelerine yön verdi. Türk milleti dünyaya şunu kanıtladı: Mücadele, yenildiğinde değil; vazgeçildiğinde kaybedilir” diye konuştu.

“Gençler 30 Ağustos ruhunu yaşatmalı”

Gençlere bugün büyük bir görev düştüğünü söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Hamaloğlu, “Bugün gençlere düşen görev, 30 Ağustos ruhunu sadece anmak değil, aynı zamanda yaşatmaktır. Bu ruh; milletin birliğinde, gençlerin idealizminde, kadınların azminde, bilimin ışığında ve çağdaş uygarlık yolunda saklıdır. Bizler bu emanete sahip çıktığımız sürece hiçbir güç bizi esir alamaz. 30 Ağustos ruhu daima yaşayacak ve milletimizi aydınlık yarınlara taşıyacaktır. Gençlere bu zaferin kolay kazanılmadığını anlatmak gerekiyor. Tarihte olasılık konuşulmaz ama Sakarya Savaşı için geri çekilmeyip ordumuzun çoğunu kaybetseydik, bugün çok farklı bir senaryoyla karşı karşıya olabilirdik. Tarihten ders almak hayati önemdedir; bu bilinç nesiller boyu sürecektir. Gençlerin bunu anlayabilmesi için içlerindeki ruha ulaşması gerekir. O ruh, Atatürk’ün gençlere duyduğu güven gibi, her zaman var olacaktır” dedi.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Dr. Öğr. Üyesi Hamaloğlu, “ 30 Ağustos ruhu daima yaşayacak”

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Balıkesirden Son Dakika ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin